Çarşamba, Temmuz 23, 2014

Minik Mina 7 aylık! :)

Güzeller güzeli kızım ne çabuk büyüyorsun sen! Her gün başka tepkiler, başka sesler çıkarıyorsun, artık yerinde durmuyorsun yuvarlanarak koltuk altlarına girmeye bayılıyorsun ama geri çıkamayınca hııı-hııı  diye sesleniyorsun :)) Son bir kaç gündür de elinden birşey aldığım zaman sinirlenip bağırıyorsun =) Her tepkin, her anın öyle güzel ki izlemeye doyamıyorum...
İyiki doğmuşsun minik bebeğim, hayatımıza çok farklı lezzetler, karmaşık duygular kattın ve senden önce onca zaman ne yapmışız diye sorgulattın..  Sen gelmeden önce sabrı, uykusuzluğu, endişeyi hiç bilmiyormuşuz meğer,  ama sonsuz evlat sevgisini, şevkati, insanın içini kıpır kıpır eden yakıp kavuran o büyülü sevgiyi de bilmiyormuşuz.. Senin gelişinle yaşattığın kadar anlamlı değilmiş heyecanlı sandığımız o duygular.. Adanmışlığı sen öğrettin bize, aile kavramının içini doldurdu valığın, sen gelince tamamlandık.. iyiki geldin, bir kez daha hoşgeldin prensesim.. Rabbime layık kul, efendimize layık ümmet, ailene layık evlat, aramıza ve vatanımıza layık vatandaş ol inşallah! Ömrün uzun, ömrün güzel, huzurlu ve sağlıklı geçsin.. Nice ayların, yılların olsun meleğim benim bugün tam 7 aylık oldun, bu zaman gerçekten zalim :) 

Seni seviyorum annecim..




Salı, Temmuz 22, 2014

Parmak Emme

Yarın 7 aylık olacaksın inşallah canım kızım benimmm.. Çok sık olmasa da parmağını emiyorsun, dişlerin kaşındığı için bastırıyor da olabilirsin.. Bazen emerken paş parmağını aradan sıkıştırıp ağzına almaya çalışıyorsun.. Canım kızımm benim, parmak emmek diş yapısını bozuyor diye bilgiler var internette umarım dişlerin çıkarken de emmeye devamm etmezsin...

Parmak Emme Alışkanlığı Diş Yapısını Bozuyor;

Emme esnasında ortaya çıkan basınçlar sonucunda üstteki dişler ileri itilirken, alttaki dişler de geriye itilir.. Bu da alt çenenin geride konumlanmasına yol açar, damak ve diş yapısının dengesini bozar.. Bunun fizyolojik yansıması ise konuşma bozukluğu ve kapanışının estetik açıdan kötü bir sonuçla sonlanmasına neden olur.. Bu açıdan tedavi sürecine pedagog da dahil edilebilir..

Erken çözüm bulunmaz ise, artık daimi dişlerin çıkmaya başladığı 6-7 yaş döneminde, çok daha komplike bir tedavi süreciyle sorunun giderilmesine çalışılacaktır.. Genel bir görüş olarak çocukların 8-9 yaşlarında (parmak emme alışkanlığı olmasa da) çocuk diş hekimi veya ortodontist ile tanışarak iskeletsel veya kapanış bozukluğuna sahip olup olmadığı kontrol edilmelidir.. Böylece çocuklarımızı çene gelişimi tamamlanmadan daha ileri estetik, kapanış ve eklem sorunlarından koruyabiliriz.. Bu nedenle, günümüzde çocukların göz, işitme kontrolleri gibi ağız yapısının iskeletsel kontrolleri ihmal etmemelidir..



Bebeklerde parmak emme nedenleri;

Kimi anneler bebeğin parmağını emmesi karşısında bebeğinin acıkmış olduğunu düşünürler.. Oysa bebeğin parmağını emmesinin açlıkla çok da alakası yoktur.. Bebeklerin parmaklarını emmelerinin en önemeli sebebi bebeklerde emme refleksinin anne karnındayken başlaması ve bebeğin bu alışkanlığı devam ettirmesidir.. Çoğunlukla 3 yaşına kadar devam eden parmak emme bundan kaynaklanır.. Ancak % 25 gibi bir oranda bebeklerin acıkınca parmaklarını ağızlarına gördükleri olabilmektedir..
Bu süre içerisinde bebeğin parmağını emmemesi için yapılan çalışmalar bebek tarafından reddedilir ve emme isteği devam eder.. Bundan sonraki süreçte bebeğin gizli gizli emmeye devam ettiği görülebilir..




Pazartesi, Temmuz 21, 2014

Bebek İçin Egzersiz

Doğduğunda minicik olan bebeğim, şimdilerde büyümeye, başını kaldırmaya, oturmaya, emeklemeye başlıyor sanırım yakın zamanda da yürümeye başlıyacak..Zaman zaman büyüyeceğine bile inanamıyorken bu süreç göz açıp kapayıncaya kadar geçti gitti... İşte bu süreçte ve ileride bebeğimizin sağlıklı bir duruşa ve ruh sağlığına sahip olabilmesinin bir yolu da düzenli yapılan jimnastikten geçiyormuş... Ben genelde baban yanımızda yokken yaptırmayı tercih ediyorum, çünkü korkuyor birşey olacak diye yaptırmıyor doğru düzgün :)

Bebeklik döneminde başlanan jimnastik, hem bedensel hem de zihinsel gelişimi olumlu etkiliyor.. Egzersiz yapan miniklerin, yaşıtlarına göre oturma, kasları, el becerileri daha erken gelişiyor ve bu bebekler güçlü oluyor.. Jimnastik, oturma ve yürüme arasındaki koordinasyonu da sağlıyor.. Oturma, bebeğin ayakta durmasını ve yürümesini hızlandırdığı için, jimnastik yapan bebekler yaşıtlarına göre daha erken yürüyor..Egzersizin sağladığı yararlar bununla sınırlı değil.. Çünkü jimnastik yapan bebeklerde;

Bedensel ve zihinsel gelişim hızlanıyor.. 
Jimnastik sırasında bebeğin eklem ve kasları gelişiyor..
Anne ile bebek arasındaki psikolojik gelişimi olumlu etkiliyor..
Jimnastik, bebeğin cesaretlenmesine ve sosyal gelişiminin ilerlemesine de yardımcı oluyor..
Bebeğin kendine güveni ve becerileri artıyor..
Bebeklik döneminde başlanan egzersizler, kasları güçlendirdiği ve kas gelişimi sağladığı için, çocukluk çağında spora yöneliş ve sporu yaşam biçimi olarak benimseyen bireyler yetişiyor..
Spor ya da egzersiz yapan çocukların okul döneminde kendine güvenleri ve okul başarıları artıyor..
Çocukların vücut yapıları daha sağlam ve şekilli oluyor..Oturma bozukluğu olmuyor.. Önceden güçlenmiş olan kaslar, eklemleri ve kemikleri destekliyor.. Bu çocuklarda skolyoz ve kifoz (omurga şekil bozuklukları) ya da eklem deformiteleri daha az görülüyor..



Jimnastiği banyodan ve uykudan önce yaptırın;

Jimnastik hareketleri için her gün 5-10 dakika zaman ayırmak çok önemli.. Hareketler, günde 4-5 kez yapıldığında yararlı olur.. Bebeği rahatlatmak için banyodan ve uykudan önce yapılan egzersizler, banyodan sonra sağlıklı bir uykuya yardımcı olur.. Jimnastiğin yapıldığı zeminin, banyo havlusu ya da battaniye serilmiş düzgün bir alan olması gerekir.. Jimnastik sırasında bebeğin çıplak olması ya da üzerinde rahatsızlık vermeyecek hafif bir giysi (zıbın vs.) bulunması çok önemli..

Egzersiz programına, bebeği yoracak, vücudun tüm eklem ve kaslarını çalıştıran, ağır ve zor hareketlerle başlanmamalıdır.. Yaklaşık iki hafta hafif hareketlerle devam edilerek, yavaş yavaş kas ve eklemleri çalıştıracak egzersizler yaptırılmalıdır..

Bebeğin avuç içinden ve el bileğinden tutarak, sağ kolu sol tarafa, sol kolu sağ tarafa çaprazlama şekilde germe hareketi yapın. Bebeklerin boyun ve kol kaslarını çalıştırmak için paraşüt refleksi denilen bir hareket var. Her kolu kendi tarafında yana ve yukarı doğru açın, sonra tam tersi istikamette tekrarlayın. Bebekler için ilk 6 ayda en önemli noktalar, ileride ayakta durma, oturma ve başını tutması için kalça eklemlerinin çalıştırılmasıdır. Bunun için bacaklarını karnına doğru bastırarak aşağı doğru tekrar germe hareketi yaptırın. Bu hareket 5-10 kez tekrarlanabilir. Diğer hareket de bacakların aynı anda yapılabildiği gibi tek taraflı olarak birinin karna doğru itilmesi, diğerinin uzatılmasıdır. Bu hareket de günde 4-5 kez yapılabilir.
Genelde düzenli egzersiz yaptırılan bebekler, 6-7. ayda desteksiz oturmaya başlar...



6- 12 ay arası bebeklerin egzersizleri;

0-6 ay dönemde yapılan hareketlerin sayıları artırılabilir.. Gün içinde tekrarları 15'e çıkarılabilir.. 6. ve 7. aydan sonra bebeklerin eklemlerindeki esneklik azaldığı için zorlayıcı hareketlerden kaçınmak gerekir.. Kollarından biraz zorlayarak tutup kaldırılmaya çalışılan bir çocukta koldan 'tık' diye bir ses gelir.. Bebekte şiddetli ağrı olur, kolunu hiç hareket ettiremez, bu tablo, radius kemiğinin baş kısmının eklem yerinden çıkmasıdır.. Ancak ufak bir manevra ile uzman doktor tarafından yerine yerleştirilebilir.. Başlangıç düzeyinde koltuk altlarından tutulmak şartı ile 6 ay sonrası baş parmakla bebeğin avucunun içine el konularak bileği kavranır.. Bebek, öne arkaya ve sağa sola doğru sallanır. Bu hareket bebeğe düzgün bir vücut yapısı sağlayacaktır..

1 yaş ve sonrası çocuklarda yapılacak egzersizler;

1 yaşından sonra çocuklar yürümeye başladığı için bu, onlar için önemli bir egzersizdir.. Yine de bu dönemde belli kas gruplarını çalıştırmak için oyuncaklardan yararlanılabilir.. Çocuk sırt üstü yatırılır ve ayak bileğinden tutularak boşlukta kalana kadar yavaş yavaş yukarı doğru kaldırılır.. Kısa bir süre asılı kaldıktan sonra çocuk yerine bırakılır ve tekrarlanır.. Tüm bu hareketler yumuşak bir zemin üzerinde gerçekleştirilir..

Çocuğu elleri üzerinde yüzükoyun yatırıp elleri yerde olmak üzere dizleri ve baldırlarından tutarak kaldırın, elleri üzerinde yürümeye teşvik edin.. Bu hareketler kısa mesafeye oyuncaklar koyarak da tekrarlanabilir..


Burada da bebeğin ay ay gelişim çizelgesi tablosu var.. Bebeklerin hangi ay da neleri yapabildiği çok güzel anlatılmış, göz atmak gerek ;)


Anne Oldum! :)


Bu yazıyı yıllar önce, lisedeyken okumuştum ilk.. O zaman bile  çok etkilemişti beni, sonra geçenlerde bu fotoğrafla beraber nette takıldı gözüme, ne çok şey anlatıyordu her satırı.. Ne zaman anneliği sorgulasam her anneden aynı cevabı alırdım; 'anne olunca anlarsın!' klişe ama çok doğru.. Şimdi tam anneliğin orta yerindeyim, anne oldum ve anlıyorum; anneliğin değerini, annemin kıymetini, evlat aşkının ne eşsiz olduğunu, gözünün içine tüm masumiyeti ile baktığında erimenin ne demek olduğunu, hayattaki en büyük kazancın bebek sahibi olmak olduğunu, koşulsuz sevebilmeyi... daha neler sıralarım bu konu da bi bilsen annecim... Senin sayende, teşekkür ederim bana anneliği tattırdığın için mucizem benim...


Ben anne olmasaydım eğer...

Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim..
Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım..
O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim..
Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç..
Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim..
Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım..
Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım..
Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim..
Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti..
Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim..
Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik..
Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım..
Telaşsız sevişmenin hayalini kuramayacaktım..Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım..
Annesinden zorla ayırdılar diye "Uçan Fil Dumbo!" çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım..
Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi..
Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım..
Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım..
38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı..
Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım..
Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim..
Sen olmasaydın eğer ben asla "anne" olmayacaktım..
Bir çocuk doğduğu an da , bir anne doğarmış bunu asla öğrenemeyecektim..






Pazar, Temmuz 20, 2014

Kıymetlime, kıymetli tarhana :)










7. ay itibari ile başlanan bir çorba tarhana.. 23 temmuzda sende 7 aylık oluyorsun 
inşallah meleğim.. Anneannemiz taze bahçe domatesleri ile yapsın tarhanamızı hemen başlayacağım vermeye, umarım severek içersin.. Sana yedirdiğim herşeyin organik olmasına özen gösteriyorum, diğer  türlü vicdan yapıyorum, kıyamıyorum.. 

O kadar savunmasızsın ki annem canın yanacak diye çok korkuyorum, o yüzden en iyi şekilde beslen güçlü-kuvvetli, sağlıklı ol istiyorum.. Dudağını büzmen bile içimi kavurmana yetiyor.. İllaki hoplayıp zıplayıp düşeceksin, koşarken kolunu-bacağını çarpıp kanatacaksın belki ama kıyamıyorum ben sana.. Sonra düşünüp 'beterinden esirge Ya Rab!' diyorum sessizce.. Çünkü insanlar ne acılar yaşıyor, tarifi mümkün olmayan şeylerle sınanıyor annem.. Rabbim dermansız dert vermesin, sağlıkla sınamasın bizleri.. Geri kalan herşeye bir çözüm bulunur.. 
Zenginlik; evler, arabalar, katlar yatlarmış !
Gerçek zenginlik; Sağlıklı bebeğini kucağına alıp sarılmakmış bence..  Anne olmadan önce sorsalar önce huzur derdim ama arkasına birkaç şey sıralardım, ama şimdi bambaşka hissettiklerim..Çünkü bebeğin insana verdiği o huzur başka hiç birşeyde yok.. Hastaneden çıkıp evimize geldiğimiz ilk gün sen kucağımdayken 'bu benim mi Allah'ım, sen bana nasıl birşey verdin' diye ağlamıştım hüngür hüngür.. Odaya gelip beni gören baban da nasıl korkmuştu birşey oldu diye :) Ömrün uzun, ömrün güzel olsun bebeğim..

Seni seviyorum annecim..

 (Tarhanadan başladık nerelere geldik :)


Cumartesi, Temmuz 19, 2014

Kollarımda Büyüyen Melek :)



Annesinin nuru,  minik Mina'm benimmm bu videoyu severek izliyorsun, zıplamaya çalışıyorsun dinlerken :) Müziği seviyorsun uyurkende dinlediklerin var.. Bu aralar dilini çıkararak 'vuuu' der gibi garip sesler çıkarıyorsun, babanla ilk söyleyeceğin kelimeyi merakla bekliyor hatta yarışıyoruz birbirimizle :) 'hadi kızım ba-ba' diye tekrar edip duruyor baban evin içinde :D bir kaç gün önce anne der gibi bi ses çıkardın ama emin olamadım, o bile mutlu etti göklere çıkardı beni :) Şen kahkahaların var kaydettiğim videolarda :) yatarken ayağını tutup baş parmağını ağzına götürmeye çalışıyorsun, tuttuğun an da yorulup geri bırakıyorsun :) Hala emekleme yok ama sürünerek ve yan yan dönerek ilerleyebiliyorsun, gördüğün herşeye dokunmaya çalışıyorsun, (bebeklerde tanıma dönemiymiş 6-7. aylar) yatırdığımızda seni almamız için kollarını çırpıp gülücükler atıyorsun bize, küvetinde yıkanırken ayaklarını birbirine çarpıp suyla oynuyorsun, suya bayılıyorsun :) Yerde oyuncaklarınla debeleniyorsun, uyku setinin dışına bile çıkıyorsun artık sürünerek (tabi hemen müdahale edip seni yerine koyuyorum)  Tv' de yumurcak tv açık olduğunda arada oraya göz süzüyorsun :) Balkonda oturduğumuz da arabalar geçerken korkup etrafa bakıyorsun şaşkın şaşkın :) Elini, baş parmağını emiyorsun ara ara, bi de bazı geceler uyurken korkarak uyanıp ağlıyorsun bu da bizi çok üzüyor :(  Hemen kucağıma alıp sakinleştiriyorum seni ama içim parçalanıyor sen ağlarken.. Sen hiç üzülme meleğim, hiç ağlama! canın yanmasın, benimki yansın.. Tırnağına zarar gelmesin senin... Allah'ım meleğime ve bütün annelerin minik meleklerine sağlık sıhhat ver, hayırlı bir ömür nasip et inşallah!

Şimdi uyuyorsun içerde mışıl mışıl, özledim yine, birazdan gidip seni koklayıp şükrettikten sonra yatıcam bende :) Büyüyorsun annem çok çabuk büyüyorsun, bazen zaman dursun istiyorum, akmasın doya doya yaşayayım seni! Allah'ım uzun sağlıklı ömür nasip etsin, sana doyabilmeyi nasip etsin bize canım kızımmm...


Seni seviyorum annecim..


Salı, Temmuz 08, 2014

Ek Gıda Serüveni

Meleğim bugün tam 198 günlük oldun :) 
Yaklaşık 1 ay önce ek gıdaya başladık, çünkü artık doymuyordun, sinirlenip ağlıyordun.. Tabi anne yüreği bende kıyamadım 6 ay dolmadan ek gıdaya başladım mecburen.. Başlarda sütlü-pirinçli bi mama verdim, sonrasında sabahları yumurta-peynir, öğleden sonra yoğurt, akşam da çorba :) Tabi aralarda ve geceleri uyandığında anne sütü almaya devam ettin... şimdilik böyle devam ediyoruz.. Karpuzu çok severek yiyorsun, muzu yoğurt ile veriyorum, kayısı ve şeftaliyi püre yapıp veriyorum bunlarda sevdiklerin arasında... Kivi ve çilek yasak 1 yaşından önce, alerji yapabiliyormuş bebeklerde, artık seneye yaza taze taze yersin :) 
Uzun uzun araştırma yaptım, bu ay 7 aylık olacaksın inşallah ve et, tavuk, balık vermeye başlayacağım sana yavaş yavaş.. Sağlıklı ol annecim, hiç hasta olma, enerjin, gücün hep yüksek olsun.. Ben elimden geleni yapıyorum senin için, herşeyin en iyisi olsun istiyorum.. 

Bu tablolarda yardımcı oluyor tedirgin annelere :)




HANGİ AYDA NASIL KIVAMDA BESİNLER VERELİM?

6-7 AY
-Yumuşak kıvamda, sıvıdan püreye geçilmiş, püre kıvamında besinler olmalı..

7-8 ay
Püre kıvamında besinler , az pütürlü olmalı..

8-12 ay
Çatalla ezilmiş, küçük parçalı doğranmış besinler, bebeğin eli ile yiyebileceği besinler..

12-18 ay
kolay çiğnenebilen tüm yiyecekler, aile besinler..


(Ben pütürlü besinleri hiç rondo ile ezmedim, çünkü o sıvı kıvama alışan bebekler sonrasında yemekleri yemekte zorluk çekerlermiş; tecrübeli anne bilgisi :) 



Burda da ek gıdaya geçişte yapılan yanlışlar yer alıyor, bakmakta yarar var ;)




Sonra biri girer dünyana!

Sonra biri girer dünyana, kokusuyla uyuyup sesiyle uyanmak için herşeyini verirsin! Nefes alışına şükredersin,  uyuduğunda özler uyansa diye beklersin, eline diken batsa senin canın yanar.. Evlat aşkı diye birşey var gerçekten :)  Bi bakarsin karninda, bi bakarsin hayatinin tam ortasinda bu küçük mucizeler..
Canım meleğim, her gün biraz daha büyüyorsun gözlerimin önünde tazecik bir beyin, fidan yeşeriyor.. Annelik asıl şimdi başlıyor, bilmediğini öğretmek, doğru yola sevketmek gerek, Allah korkusuna sahip olmayı, becerilerini farkedebilmeyi,  kısacası insan olabilmeyi göstermeli ona.. Çok iş düşüyor biz annelere, ama her birimiz seve seve yapıyoruz bu işi :) 



Senin için vazgeçeceğim hiçbirşey senin varlığın kadar dolduramaz hayatımı bundan eminim..  O küçücük ellerinle gözlerime, yüzüme dokunman, bana bakıp gülümsemen, her halin dünyaya bedel annecim... Seninle sevgi her an zirvede, nasıl bir aşktır, nasıl bir histir bu? Allah isteyen herkese nasip etsin bu eşsiz duyguyu...


Seni seviyorum annecim..

Söz uçar yazı kalır

Sonra Allah evinize bir nimet verir;
Gözlerinizin bakmaya doyamadığı bir manzaraya sahip oluverirsiniz 




Ahh güzeller güzeli kızım, canım kızım nasıl yapsam da anlatsam sana sevgimi, yok Allah'ım tarifi yok! İfade etmeyi en çok zorlandığın şeyi bile kem-küm eder anlatırsın ama seni  anlatmanın tarifi yok annecim.. Sen geldin ayrı bi huzur, mutluluk geldi evimize :) sürekli birşeyler yazmak istiyorum, yazmayı çok seven ben seninle ilgili olunca konu daha bi keyifle yazıyorum.. Hamileliğimi öğrendiğim andan itibaren bir defter tutup ayrıntıları yazdım sana ilerde okuyabil diye ;) Söz uçar yazı kalır nihayetinde ;) Ben çok isterdim bebekliğime dair anılarımı okumayı, ilklerimin zamanını bilmeyi, anneme sorduğumda çoğunu hatırlayamıyor, karıştırıyor :) İşte bu yüzden anılarını biriktiriyorum sana bebeğim; ilerde oku, gülümseyerek oku, mutlu ol annecim...
Her  anını fotoğraflamak istiyorum, keşke şunu da yapsaydım demekten korkuyor doya doya yaşamak istiyorum seni.. Çalışmak zorunda kalan anneler için üzülüyorum kendi kendime, sen uyurken bile özlüyorum seni... Allah eksikliğini yaşatmasın bize meleğim! 

Seni seviyorum annecim..



Diş Çıkarma

En çok korktuğum dönemlerden birisine dahil olduk sanırım;  diş çıkarma! 6.5 ay için kimisi erken derken, daha öncesinde çıkaran bebeklerin olduğunu da gördüm araştırmalarım sonucunda.. Belirtileri de var kısmen, damağının beyazlaşması, herşeyi ağzına götürmek istemesi, salyasının akması... Umarım ateşi çıkmadan atlatabiliriz bu korkulu dönemi.. 
Anne olmadan önce ki korkularımın ne kadar yersiz olduğunu şimdi anlıyorum, asıl korku insanın bebeğine birşey olabileceğini düşünmesiymiş, asıl öd bundan koparmış :)
Allah'ım en güvenilir yere, sana emanet tüm meleklerimiz!


Çocuklardaki diş çıkarma ve dökülme zamanlarına bakarsak annelerin korkuları hiç geçmeyecek sanırım :)

İlk önce alt ön 2 diş 6-8 aylıkken çıkar.. İlk 3 ay ya da 12. aya kadar uzayabilir..

Alt dişler için:

Süt 1.keser dişi 6-10 aylık çıkar, 6-7 yaşında düşer.
Süt 2.yan keser dişi 10-16 aylık çıkar, 7-8 yaşında düşer.
Süt köpek dişi 17-23 aylık çıkar, 9-12 yaşında düşer.
Süt 1.azı dişi 14-18 aylık çıkar, 9-11 yaşında düşer.
Süt 2.azı dişi 23-31 aylık çıkar,10-12 yaşında düşer.

Üst dişler için:

Süt 1.keser dişi 8-12 aylık çıkar,6-7 yaşında düşer.
Süt 2.yan keser dişi 9-13 aylık çıkar,7-8 yaşında düşer.
Süt köpek dişi 16-22 aylık çıkar,10-12 yaşında düşer.
Süt 1.azı dişi 13-19 aylık çıkar,9-11 yaşında düşer.

Süt 2.azı dişi 25-33 aylık çıkar,10-12 yaşında düşer.







Burda ki bilgiler de  gayet anlaşır okumakta fayda var ;)


Zalimsin zaman

Doğmadan önce hazırlanan kıyafetlerin içinde şimdilerde bir melek büyüyor :)

Şükretmek için öyle güzel nedenlerimiz var ki ; sağlıklı olduğun, sevip sevildiğin, özlemin değerini bildiğin, anne baba olabildiğin, evladına yetebildiğin gibi...





Meleğimin varlığını öğrendiğimde bu patikleri alıp  sürpriz yapmıştım babamıza, şimdi o patikler kuzumun ayaklarında :)  Ne büyük nimet bi anlatabilsem!



Hayat arkadaşımın elini tutmasından hiç rahatsız olmayacağım bir ortak var artık hayatımda;) Burda 1 günlüksün bebeğim, doğumdan sonra seni odamıza getirdiklerinde baban çekmiş bu fotoğrafı..




Seni seviyorum annecim.. 



Pazartesi, Temmuz 07, 2014

Mucizenin adı Elif Mina


Onu daha doğumhanedeyken doktorum kucağıma verdiğinde bakakaldım önce, çünkü minicikti.. 38+5  iken dünyaya geldi meleğim.. Hamileyken o kadar merak ediyordum ki; nasıl olduğunu, kime benzeyeceği, gözlerinin rengi, saçları derken sonunda minicik birşey tutuşturdular elime.. Korktum ve endişelendim.. Nasıl savunmasızdı, iyi bir anne olabilecek miydim! Hissettiklerimin tarifi yoktu o andan itibaren.. Onu ilk besleyişim, ilk gözgöze gelişimizdi.. Sonra derin bir oh çektim çok şükür bebeğim sağlıklıydı.. Evladım için endişelendiğim dakikalarda anladım anneliğin ne kadar zor ama mukaddes olduğunu...  Mışıl mışıl uyuyorken ben hayretler içerisinde onu inceledim; bu eller, parmaklar, minicik atan bir kalp hepsi birer mucize! Mis kokulu meleğim iyiki doğdun! ( 23.12.2013 /11:10 )

Seni seviyorum annecim..