Cumartesi, Aralık 27, 2014

Minik Mina Yürüyor :)



Güzeller güzelim ilk adımlar atılmaya başladı doğum gününden iki gün sonra.. Başlarda iki adım atıp düşüyordun ama bugün 5-6 adım attın, yürüdün resmen.. Ne büyük mutluluktu bizim için bunu görmek.. Kameraya çektim şükür kaçırmadım bu güzel anı :)

Yerden yastıkla destek alıp koltuklarada çıkabiliyorsun, oyun parkının içinde durmak istemiyorsun artık :) Yerinde durmuyorsun, ağzın lafla dolu ama tam çıkaramıyorsun kelimeleri.. Çok güzel 'cıışşş' diyorsun :) 

Bugün baban sana 3 tane japon balığı alıp gelmiş, fanusa koyduk baktın şaşkın şaşkın sanırım birşey anlamadın şimdilik :) Büyü de yemini beraber verelim..

Bu arada üstten iki diş birden patladı.. 4 ve 5. diş beraber geliyor, tabi fazlası ile de huzursuz ediyor seni :(

Saçında o çok sevdiğim bandanaları durdurmuyorsun artık çekip çıkartıyorsun :) Ne çabuk geçti 1 yıl, yaşına girdin bile.. Bu kadar hızlı geçmesin Allah'ım zaman yavruma, kokusuna doyabileyim..

 Adımların hep sağlam bassın yere inşallah..

Seni seviyorum annecim..



Perşembe, Aralık 25, 2014

Elif Mina 1 Yaşında :)



Varlığın çok kıymetli annecim, anne olmak çok farklı bir şeymiş.. Hep söylerlerdi..
İnsan sonradan aşık olup bu kadar bağlanacağını bildiği bir varlığa ilk doğduğunda nasıl da korkuyla bakabiliyor.. O'na bakamama korkusu, sorumluluk, ya bir şey olursa'lar...
Tüm bunlar bir nebze de olsa ilk doğduğunda bebeğini tam sevmeni engelliyor.. En azından bu benim için öyleydi..
Ama şimdi; gözümü kapadığımda bile O'nun o güzel yüzü, gülüşü, minik elleri, ayakları canlanıyor hayalimde.. Yanımdayken bile özlüyorum kokusunu.. Bir kere öpmek yetmiyor..
Bir daha bir daha bir daha..

Anne olmak çok farklıymış...
İnsana bir çok özellik katarmış.. En başta güzelleşiyorsun bir kere..
Tüm anneler KRALİÇEDİR.. Çünkü Prens/Prenses dünyaya getirmiştir..
Uğraşsanız bütün hayatınız boyunca bir anne kadar güzel olabilir misiniz?
O'nun kadar güzel kokabilir misiniz?
Anne olmak olduğundan kat kat daha şefkatli olmakmış.. Daha merhametli, daha duyarlı. Senin çocuğun olmadığı halde başkasının çocuğu için endişe taşır mısın? Üzülürsün sadece.. Ama anne olduğunda başka birinin çocuğuna bile bir şey olduğunda için acır.. O'nu anlamak terimi bu noktada gerçekten O'nu anlamaktır.. Kendini O'nun yerine koymaktır.. 'Ya benim bebeğime de bir şey olursa'dır.. Başkasının bebeği için içimin parçalandığını hissedip ağladığımda anladım..

Anne olmayı kelimelerle anlatamazsın mümkün değil..
Sabahlara kadar uyumayıp, sabah yine hiç eksiksiz sevebilmektir.. 'Anne Olmak'  O'nun için endişe taşımaktır..
O'na bakarken ağlamaktır; mutluluktan, sevgiden, korkudan, O'na gelecek zarardan..
Tek bir gözyaşının içinde saklıdır tüm bunlar..
"Anne olunca anlarsın" derdi annem..
Anne oldum anlıyorum..
Ve annemi daha büyük bir aşkla, daha büyük bir hasretle seviyorum..
Hiç bir şeyin değeri kaybedilmeden, ya da ayrı kalınmadan bilinmiyormuş..
Bir şey daha var anne olmakla ilgili..
Anne olmak güçlü olmakmış, dayanıklı olmakmış, sabretmekmiş..
Annemin çocuklarından ayrı olduğunda nasıl yaşamaya çalıştığını düşündüğümde anladım..
Çocukların hayallerinde çizgi kahramanlar vardır ya..
Aslında en güçlü, en süper, en sihirli kahraman annemmiş...
Anne olunca anladım...

(Merve Aydın)



23 aralık da kokunu ilk aldığımdan bu yana tam 1 yıl geçti, kimi zaman yorgun kimi zaman uykusuz ama her zaman mutlu, her zaman varlığına şükredilen, her zaman iyi ki doğmuş dedirten! Anne oldum ve mutluluktan ağlamayı öğrendim.. Kıymetlim iyi ki geldin hayatımıza, hep gül güzel kızım, hep mutlu ol.. 

Biliyorum ne yazarsam yazayım yetersiz kalacak, anlatamayacağım içimden geçenleri.. Her gün biraz daha aşık oldum sana, her gün biraz daha müptelası oldum kokunun... Ahhh Allah'ım o kokuyu saklamanın bir yolu olsa keşke, büyüdüğünde yine içime çekebilsem kokunu.. Prensesim, şu son 1 yıllık hayatımızda her gününü, her dakikasını nasıl mutlu yaşadık seninle bir bilsen, nasıl doldurdun hayatımızı.. Sen hep yanımızda yanıbaşımızda ol annecim, iyi ki doğdun meleğim!

Çok şükür rabbim bu duyguyu bize yaşattığın için!

Seni seviyorum annecim..

Çarşamba, Kasım 12, 2014

İlk Anne Ve 3. Diş :))



Benim can kuşum, nurummm ne kadar az zaman kaldı yaşına girmeye... Her sene böyle hızlı mı geçecek acaba? Hızlı-yavaş nasıl geçerse geçsin ama seninle dolu dolu geçsin inşallah meleğim, bir sürü güzel anılar biriktirelim.. Biz yaşlanıp sen genç bir kız olduğunda oturup o anıları konuşup keyifle gülelim annecim, yüzümüzde güller açtıran fotoğraflarımız olsun hep.. Allah'ım nolur kızımın ve tüm kuzuların güzel ömürleri olsun, onlar üzülmesin, canları yanmasın, bizi onlarla sınama Ya Rabbim! Hayırlısı ile büyümeyi nasip et onlara...

Doğum günün için ufak ufak hazırlık yapmaya başladım, malum ilk yaş ya güzel ve özenli olsun istiyorum.. İnternetten baktım biraz, ne çok şaşalı ne de çok sıradan olsun istiyorum.. En çok sevdiklerimiz bizimle olsun, aldığım süslemeler ile de evi güzelce süslersem tamamdır :)

3 kasım gecesi burnun akmaya ve öksürmeye başladın, ödüm koptu hastalanıyorsun diye ama sabah olunca gördüm ki üçüncü dişin patlamış :))  Biz üstten beklerken alt iki dişinin sol yanından çıkıyor, baktık netten sorduk soruşturduk normalmiş.. Bakalım 4. nereden çıkacak? Hayırlı dişlerin olsun annem..

Bu arada 02.11.2014 de antarese gittik, babanın kucağındaydın bende arabanı sürüyordum biraz önden yürüdüm sen an-nnee diye bağırdın :) İlk defa bu kadar net çıktı ağzından anne sözü, döndüm kucağıma aldım sarıldım dünyalar benim oldu :) Teşekkür ederim annecim bu mutluluğu bana yaşattığın için, bin şükür rabbim kızımı bana nasip ettiğin için... 

Seni seviyorum annecim..


Perşembe, Ekim 23, 2014

1 Yaşa Kaldı 2 Ay ;)



Benim canım kızım, minik Minam 10 aylık olmuş, 10 ay geçmiş bile birşey anlamadan.. Nasıl hızlı büyüyorsun annem sen, koltuklardan tutup sıralıyor hatta bazen ellerini bırakıyorsun tam düşecekken yapışıyorum arkandan :) Önümüzdeki ay yürümeye başlarsın gibi geliyor bana ama bakalım :) Hala tam olarak anne demiş değilsin dört gözle bekliyorum ama yok :(  del del diyorsun, alkış yapıyorsun, örümcekten sıkıldın kendin dolaşmak istiyorsun odanın içinde :) Büyüyorsun, büyüyorum seninle.. 


Bugün 10. ay fotoğraflarını çekerken bildiğin ter döktüm Allahıımmm kıpır kıpır durmuyorsun yerinde bana bak diye 40 kere 'Elif Minaaaaa' dedim sanırımmm :)) 

Seni seviyorum annecim..



Pazar, Ekim 19, 2014

Diş Buğdayı :)



Sonunda diş buğdayımızı yaptık, çok da güzel geçti.. Diş buğdayı eski bir Türk geleneğimizdir.. İlk dişin çıkışını kutlamak için yapılan diş buğdayı, çocuğun dişlerinin daha sağlam olması, çabuk büyümesi ve rızkının artması niyeti ve dileğiyle aile arasında yapılır.. Bebek ilk dişini çıkardığında yakın akrabalar davet edilerek diş buğdayı hazırlanır...Ayrıca Buğday bereketi sembolize ettiğinden, bu özel günde dua ederek bebeğin sağlıklı, başarılı ve bol kazançlı olması temenni edilir..

Ben cumartesi akşamı başladım hazırlıklara yoksa yetiştiremezdim :) Anneanne ve Babaanne de yardımda bulundu tabi.. Bir sürü misafirimiz vardı.. Önce bir güzel hazırlananları yedik hep beraber sonrasında hediyelerimizi aldık.. Sonra diş buğdayı tepsisini getirdik minik Mina seçimini yaptı sonrasında da
Diş buğdayımızı servis yapıp yedik bi güzel :)

Diş buğdayı tepsisi diş buğdayı esnasında yapılan güzel ve eğlenceli bir etkinlik.. Çocuğun önüne meslekleri temsil eden eşyaların olduğu bir tepsi konur.. Çocuk hangi eşyaya uzanır alırsa o mesleği seçeceğine inanılır.. (Latife tabi ama eskiden beri süregelen bir adet :))

Diş buğdayı tepsisine;

*Kuran-ı kerim;  Saliha bir evlat olsun diye, (İlahiyatçı)

*Tarak-ayna;  güzel ve süslü bir kız olsun diye,

*Makas;  Modacı olsun diye,

*Kalem;  Okusun büyük adam olsun diye,

*İlaç kutusu;  Doktor olsun diye,

*Nüfus Cüzdanı;  Diplomat 



Peki benim minik kızım bunlardan hangisini seçti? Ben tahmin etmiştim zaten kırmızının dikkatini çekeceğini, gitti makası seçti :))


Prensesim benim şimdilik iki dişin var, kalan dişlerin çabucak ve kolayca çıksın.. Sapasağlam olsun, rızkın daim olsun, yüzün hep gülsün, güzel günler gör, güzel yerlere gel inşallah! (Amin) 

Seni seviyorum annecim..



Salı, Eylül 23, 2014

Minik Mina 9 Aylık :)


Annesinin nuru bugün 9 aylık olduuu :)) Allah'ım nasıl hızlı geçiyor zaman, bu hep mi böyle olacak acaba? Hep böyle hızlı geçecek ve ben bebeğime hiç doyamayacağım, her anını daha çok özleyeceğim? 

Öğlen uykusuna yattığında bazen hatta çoğu zaman bende pısıyorum yanına :) Hem uyurken seni seyrediyorum hemde sonra bende dalıp dinleniyorum biraz.. Erken kalkmaya hala alışamadığımdan öğle uykusu ilaç gibi geliyor ;)

Bu ay fotoğraflarını çekme işi de iyice zor olmaya başladı, çünkü hiç durmuyorsun şalı almaya çalışıyorsun sürekli ya da emekleyip kadrajdan çıkıyorsun :)) 

Dün ilk defa balık yedin, alerjin olabilir diye çok az verdik şükür birşey olmadı bir dahaki sefere daha çok yersin artık :)) Bir de dünden beri mamm_ma diyerek geziyorsun yürütecinde, sonunda mama demeye başladın.. Her gün başka birşeyle karşılaşıyor insan bebek büyütürken, güzel bi ülkeyi keşfediyorsun sanki.. Farklı tepkiler, sesler en güzel en heyecanlı keşif seni büyütmek olacak eminim...

(  1>!!!!!!!!!!!AQ2"EAz<3ew   ) Annneeemmm ben bunları yazarken sen yanımda oturuyordun birden uzandın tuşlara bastın :)) Ben silmeye kıyamadım kalsın istedim, bu da bir anı ;)

Seni seviyorum annecim..


Cumartesi, Eylül 20, 2014

Odaları Ayırmalı mı?


Ahh nasıl başarabilirim bu odaları ayırma konusunu bilemiyorum.. Hamileyken 6 aylık olsun odasına yatırmaya başlarım diye düşünüp oda takımını yaptırıp hazırlamıştık ama minik Mina 3 gün sonra 9 aylık olacak ve hala bizim odamızda :)) Kendi odasında uyusun uyansın, kendi düzenine alışsın, sadece kendi nefesiyle uyusun istiyordum ama şimdi kıyamıyorum ayırmaya... Gece hıh dese uyanıyorum hemen, çok sefer kalkıp üstüne bakıyorum, acıktığın da uyandığında ağlatmadan alıyorum hemen yanıma.. Kendi odası yan odamız olmasına rağmen sesini duymazsam çok ağlarsa diye korkuyorum, sese hemen uyanırım normalde ama uyku hali sonuçta kızım söz konusu olunca riske atamıyorum.. Zaten çoğu zaman yanımda uyuyor uykusunu dağıtmadan alıyorum yatağına.. Babamızda razı değil ayırmaya gerçi ben karar versem onun da gönlünü yaparım biliyorum ama bir türlü cesaret edemiyorummmm.. 

Sanırım 1 yaşına girmesini bekleyeceğim hem belki o zaman daha az kalkar geceleri..Şimdi 4-5 defa kalkıyor, sabahları 07:00-07:30 arası uyanıyor.. Biraz daha düzene girsin o zaman kendi odasına geçireceğim inşallah ;) 

Anne olunca insan verdiği kararları uygulayamıyor bazen, en iyisi biraz akışına bırakmak, bebeğin gelişimine göre hareket etmek bence.. 'Anlatılmaz yaşanır' sözünün en büyük kanıtı anne olmak..

Büyüyor meleğim, artık koltuklardan, örümceğinden tutunarak ayağa kalkabiliyor :) Henüz sıralamıyor, öyle bekliyor yorulunca dengeyi kaybedip düşüyor :) Yürümen yakın gibi görünüyor güzel kızım, ve ben sabırsızlıkla bekliyorum elimden tutup seninle yan yana yürüyebileceğimiz günleri.. Nasip et Allah'ım...

Seni seviyorum annecim..

Ek bilgi için buraya tıklayabilirsiniz ;)



Salı, Eylül 09, 2014

Canım kızım, can kızım..


Prensesim benimmm nasıl seviyorum seni aklın almaz, her gün daha çok aşık oluyorum, her gün daha çok şükrediyorum! Başıma gelebilecek en güzel şeysin annem...

Saçların uzasa renkli renkli tokalar taksam, keçi kız yapsam seni, nasıl şirin olursun kimbilir.. Bende çok severdim saçlarımı keçi yapmayı, hatta lisedeyken bile yapardım, büyü de fotoğraflarımı göstereyim sana :) Fotoğraf çekmeyi çok seven ben, en çok fotoğrafı anne olduktan sonra çektim sanırım, hepsi de sana ait ;) Çok benzer kareler olmasına rağmen silmeye kıyamıyorum hepsi, her anın dursun istiyorum...

Herşeyim sen oldun Elif Mina, çocuğu olan herkes anlar beni insanın hayatında daha önemli başka birşey yokmuş gerçekten! Yüzünde ufacık bi gülümseme görebilmek için yapmadığım maymunluk kalmıyor :))) Bin şükür ki güne seninle uyanıp, seninle dalıyoruz uykuya.. Uykusuz gecelerde neymiş yüzündeki gülümsemeyi gördükten sonra.. Evet dünyanın en zor işini yapıyoruz aslında biz kadınlar ama bizim gibi milyonlarca insanın da aynı işi yaptığını düşünüp kendimizi şımartamıyoruz bile.. Anne olunca anladım ki onlar bizim hayatımızın geri kalanı.. Allah onlara uzun ömür nasip etsin, ayrı düşürmesin bizi evlatlarımızdan.. Sen yokken eksikmiş sanki bi yanım, sen geldin ben tam oldum! 



Bu arada bugün ilk defa mandalina yedin, başta biraz ekşi geldi yüzün değişti ama sonra emmeye devam ettin :) Videoya çektik o da klasörüne dahil oldu :) 

Seni seviyorum annecim..

Pazartesi, Eylül 01, 2014

Muhteşem 8 :))



Bu ayın adını öyle koydum :)  Ne olduysa bu 8. ay da oldu; emeklemen, diş çıkarman, anne- baba- dede demen :) Anneyi hala tam çıkaramıyorsun avee falan diyorsun ama dede ve babayı güzel söylüyorsun.. Tabi bunlarla beraber anlaşılamayan tek heceli sesler de çıkarıyorsun..

İki diş birden çıkarıyorsun alttan.. Fotoğrafta çok belli olmuyor ama artık birşey yedirirken sert sert kaşığa değiyor, iğne ucu gibi görünüyor bitanesi.. İlk dişini  gören ben olduğum için beyaz bir elbise aldım sana.. İlk kim görürse beyaz bir hediye alırmış bebeğe eskiden, ben de adet yerini bulsun istedim :) Hayırlı dişlerin olsun annem, sağlıkla çıkar inşallah hepsini..

Çok hızlı emekliyorsun, salona koyduğumda hemen peşimden mutfağa geliyorsun.. Örümcekteyken koşuyorsun sanki :)) Mutfaktan sana sesleniyorum, sesime geliyorsun sonra da gülücük atıyorsun, bayılıyorum o ana :)


Yaklaşık 1 aydır sallatmıyorsun kendini uyurken, yanına yatmamı istiyorsun, ben saçınla oynayıp ninni söylerken sen uykuya dalıyorsun.. Sıcak bunaltıyor sanırım o yüzden sallanmak istemiyorsun atıyorsun kendini yan tarafa.. Benim de işime gelmiyor değil hani; hem ayakta sallamaya alışmanı istemiyordum hemde uyuturken sarılıp koklayabiliyorum seni, ipek gibi saçlarınla oynuyorum.. Bakalım inşallah değişmez bu durum böyle uyuman çok güzel ;) Prensesim benim, minik Minamm :) 


Bu arada dün amcan geldi sana Elif dedi bakmadın, Mina dedi yine bakmadın Elif Mina diye seslenince döndün hemen :)) Alışmışsın demekki biz hep öyle hitap ettiğimiz için.. 
Aklını, kokunu, gülüşünü, masumiyetini, herşeyini, seni seviyorum annecim..

Cumartesi, Ağustos 23, 2014

8 Aylık Minik Mina ve İlk Diş :)



Annesinin nuru bugün 8 aylık oldu ;) Vee tam da bugün diş patlattı, ilk incimiz geliyor :) Meğer 4-5 gündür ara ara çıkan ateşin bundanmış.. Aslında şüpelenmiştim ama doktor bakıpta 'dişimiz yok henüz' deyince demekki dişten değil demiştim bende.. 
Canım kızımmm dün gece çok yükseldi ateşin babanla uyumayıp bekledik ateşinin düşmesini, şükür düştü de bizde gönül rahatlığı ile yatabildik.. 

Tam da ayın 23'ünde çıkması ne büyük şans, tam 8. ayında patladı dişin diyebileceğim sana.. Parmaklarını götürüp damağına bastırıyordun, bende küçük parmağımla bi bakayım dedim, tırtıklı birşeyler geldi elime.. Sonra emin olmak için çay bardağı getirip değdirdim damağına, çıt - çıt etti ahanda diş geliyor dedim öptüm seni :) Sonra babanı, anneanneyi, babaanneyi aradım müjdemizi verdim, sırada diş buğdayı yapmak var :))

Hep korkuyordum diş çıkarırken ateşlenmenden öyle de oldu, inşallah çabuk atlatırız bu süreci minik kızım benim.. 

Sen herşeysin; aşksın, huzursun, mutluluksun, şükür sebebisin, yüzümü güldüren, ömrüme ömür katansın, sen herşeysin, herşeyimizsin canım meleğim, kuş yüreklim benim :) ( Fazla ürkeksin, hemen hemen her sese sıçrıyorsun o yüzden kuş yüreklim diyorum sana )

Seni seviyorum annecim..

Cuma, Ağustos 22, 2014

Minik Mina Emekliyor :)




Güzel kızımmm artık emekliyorsun :) 20.08.2014 çarşamba günü başladın emeklemeye, nasıl mutlu ettin beni bir bilsen.. Çabuk yoruluyorsun ama emeklemeyi de bırakmıyorsun.. Şimdi ayağa kalkıp sıraladığın günü bekleyeceğiz sabırsızlıkla.. gee- dee- baa- ann- att  gibi tek heceler çıkarıyorsun ama tam olarak birleştiremiyorsun  :)


Meğer insan ufacık tepkilere bile nası mutlu oluyormuş ne diye gelecek kaygısına girip strese sokarız ki kendimizi? Boş dostlar boş herşey boş sağlıktan öte! Dünyada ki en büyük nimet sağlık.. Rabbim bizi yeni güne sağlık içinde uyandırmış ise  şu dünyada yiyecek rızkımız var demektir.. Yuvamızdan önce sağlık, huzur, mutluluk eksik olmasın gerisi zaten gelir ;)


Ateşin var 2 gündür, doktor boğazına, kulaklarına, ciğerlerine baktı temiz dedi.. Kan testi yapılacak ama ateşli iken doğru sonuç vermeyeceği için pazartesiye kaldı.. İnşallah hiç birşey çıkmaz.. Calpol veriyorum ama etkisini kaybettiği an tekrar çıkıyor ateşin, ılık duşla düşüyor.. Bugün biraz daha iyisin şükür!  Öksürüyorsun onun için de ilaç kullanmak istemiyorum, ıhlamur kaynatıp onu verdim çok az içtin miden bulandı daha sonra tekrar deneyeceğim umarım etkisi olur meleğim...

Ahh şu çocuklar hiç hasta olmasa annelerin yürekleri dağlanmasa! Sen öksürdükçe benim canım yanıyor, canım annem ben hastalandığımda nasıl telaşlanırdı şimdi aynı şeyi ben yaşıyorum.. Zor çocuk büyütmek zor! İnşallah en iyi şekilde hayırlı bi evlat yetiştirebiliriz...

Çabuk iyi ol olur mu ;)

Hasta olduğun için çok emekletmiyorum seni hemen alıyorum yorulma diye.. 
Burada da bebeklerde öksürük hakkında iyi bilgiler var, kenarda durması gereken ;)

Seni seviyorum annecim..


Pazartesi, Ağustos 18, 2014

Bir Gülüşü Var!



Canım  kızım, can kızım sen hep gül!

Bir haftadır anneannenlerdeydik dün geldik evimize :)  Yazamadım bu süre zarfı içinde ama çok güzel şeyler oldu; mesela 13.08.2014' te  bab_baa dedin!  :) Tam olarak bilinçli bir şekilde söylemediğin için İLK'ler kısmına not almıyorum, öncesinde anniii de demiştin :)) Ben istiyorum ki, bize hitap ettiğini bilerek söyle.. O günler de çok uzak değil inşallah..

Deden sana örümcek alıp geldi, biz erken diye korkuyorduk omurilik bebeklerde hassas olduğu için biraz daha büyü diye bekliyorduk ama seni, o gün ilk örümceğe koyduğumda sanki daha önce sürmüş gibiydin :)) Odadan mutfağa, antreye bi güzel gezdin.. Öyle mutlu oldum ki annecim elimden tutup yürüdüğünü hayal ettim...
Her gün ara ara bindiriyorum seni örümceğe, kasların kuvvetlenmesi içinde iyi olurmuş örümcek kullanman...

Bu arada 15.08.2014 cuma günü gözümü karartıp kuaföre gittim ben ve çocukluğumdan beri hiç kısa kestirmediğim saçlarımı kestirdim bir çırpı da :) Kuaförüm de bilir hatta çok şaşırdı 'uçlarından aldıracaksın sandım' dedi :) Bakımı uzun sürdüğü için ona ayırdığım vakti sana ayırmak istedim bebeğim, hem sıcak havalar için de ideal bir model oldu, baban da çok beğendi, o biraz kısaltmamı istiyordu zaten.. Arada değişiklik şart ;)

Orada kuzenlerinle bir curcuna içerisindeydin şimdi evde de onu arıyorsun sanırım, seni bırakıp mutfağa gittiğimde sesler çıkarıyorsun gelmemi istiyorsun :) Eski düzene alışmak zaman alacak gibi görünüyor :)  Artık tamamen emekleme pozisyonunu alıyor, bi dizini öne doğru atıyorsun ama kollarını öne çekemiyorsun, çok az kaldı emeklemene :)  

16.08.2014  cumartesi günü ilk stüdyo fotoğrafını çektirdik tam 237 günlüktün o gün.. Uykun vardı çok çabaladım gülmen için ama minicik bir tebessüm yakalayabildi Levent abi :)  Çok tatlı çıktın annecim melek gibi, daha sonra onu da paylaşacağım burada :)

Pazar günü de deden bizi eve bıraktı, değişiklik oldu senin için.. Çok küçük olduğun için bi yere gitmeye cesaret edemiyorum ama annem de rahattık şükür o da tecrübeli nihayetinde...

Şu an saat 21:36 ve sen uyuyorsun mışıl mışıl ama sabah da 06:30 - 08:00 arasında hemen uyanıyorsun :) Uyku delisi ben seni salona alıp geliyorum yarı uyur bi halde oynuyorum seninle... Annelik böyle birşey işte kendinden her konuda ödün veriyorsun, üstelik bunu severek yapıyorsun ;) Uyku ne ki sana ömür feda annem sana can feda...


Seni seviyorum annecim..









Salı, Ağustos 05, 2014

Sen geldin, ne güzel geldin!



Yoktum ben , senden önce yoktum sanki.. Sen geldin varlığını bildim.. Sen geldin bir dokunuşun, bir öpüşün, bir bakışın nasıl da büyük bir hazza dönüştüğünü gördüm.. Sen geldin ben oldum, aşk oldum.. Sen geldin ben yeniden doğdum.. Ne güzel geldin meleğimmm, sen geldin değişti herşeyim... Duruşum, bakışım, tavırlarım.. Sana bakarken büyüyorum.. O miinicik ellerinde benim soluğum.. Biliyorum, zaman hızla akacak ve sen durmayacaksın, büyüyeceksin.. Saçların uzayacak, üzüleceksin, ağladığında bir emzik susturamayacak seni.. Kızacaksın, sorgulayacaksın, düşüneceksin, herşey çok hızlı olacak, anlamayacaksın.. Kızım; bak sen geldin değişti herşey, değişti yüzümün coğrafyası, daha bi ağırlaştı hayat, yarınların telaşı sardı beni.. Sen geldin, iyiki geldin..

Şu an yerde oynuyorsun kendi kendine, nasıl büyüdün annem sana baktıkça inanamıyorum meğer zaman gerçekten çok hızlı akıyormuş..  Yuvarlanarak ve sürünerek sağa sola, ileri geri gidebiliyorsun artık.. Önüne koyduğumuz oyuncağını alabiliyorsun, ilk aylarını düşününce bunlar çok başka geliyor bize :) Doyamıyorum bu minik halini seyretmeye.. İLK günlerdeki videolarını izliyoruz, fotoğraflarına bakıyoruz, ne çabuk büyüdü diyoruz! Miniciktin seni ilk kucağıma aldığımda çok karmaşık ama güzel duygular hissettim daha önce tanımadığım, hissetmediğim duygulardı, emzirdiğimde ise bunu yapabildiğime inanamadım mucizeydi resmen.. O an yaşadiğim duygunun tarifi olamaz dunyalar benim olmuştu.. Anneliğin vermiş olduğu keyfi yaşamak Allah'in bizlere verdiği en güzel armağan bence.. Sen bir kere gül benim ömrüm uzasın, canıma can katılsın, varlığının ve sağlığının her saniyesine şükürler olsun, nefesin her daim boynumda, kokun burnumda, ellerin hep avuçlarımda olsun annem! Bir adım bile uzağımda olma.. Seni bize veren rabbime sonsuz şükürler olsun minik kızım..


Canım annem; hep bana "anne olunca anlarsın" derdin şimdi bu cümlenin ne kadar kıymetli olduğunu anlıyorum.. Hakkını nasıl öderim diye düşünürken aslında ne yaparsam yapayım ödeyemeyeceğimi anlıyorum..


Seni seviyorum annecim..


Pazartesi, Ağustos 04, 2014

İlk' ler Özeldir :)




İLK' ler özeldir, önemlidir.. İnsan unutmak istemiyor.. Bazen ilk aşk, ilk öpücük, aldığın ilk hediye, birisi için döktüğün ilk gözyaşı, okuduğun ilk kitap, söylenen ilk söz, gittiğin ilk tatil gibi hepsinde de konuyu önemli kılan İLK olmasıdır..

Senin ilklerin seni hep mutlu etsin bebeğim, döktüğün ilk gözyaşın mutluluktan olsun inşallah..  Seni çok seviyorum, ve güzel ilklerin biriktikçe buraya eklemeye devam edeceğim ;) 




  1. İLK yediğin meyve:               17.05.2014 cumartesi - Muz ;)
  2. İLK su içişin:                           23.04. 2014  çarşamba ;)
  3. İLK oturuşun:                         19.05.2014 pazartesi 22:00                    
  4. İLK oyuncağın:                       Pembe çıngırak ;)
  5. İLK bayramın:                         28.07.2014  Ramazan Bayramı ;)
  6. İLK banyo:                               05.01.2014  pazar  17:00 ;)
  7. İLK tırnak kesimi:                   30.01.2014  perşembe ;)
  8. İLK agu deyişin:                     10.02.2014  pazartesi  01.30 ;)
  9. İLK anneler günü:                  11.05.2014  pazar ;)
  10. İLK yumurta,peynir:               22.05.2014  perşembe ;)
  11. İLK yoğurt:                               24.05.2014 cumartesi ;)
  12. İLK babalar günü:                  15.06.2014 pazar ;)
  13. İLK piknik:                                22.06.2014 pazar ;)
  14. İLK köfte:                                 18.07.2014 cuma ;)
  15. İLK ceviz:                                 02.08.2014 cumartesi ;)
  16. İLK adım atışın:                       25.12.2014 perşembe ;)
  17. İLK anne deyişin:                    02.11.2014  pazar ;)
  18. İLK baba deyişin:                    13.08.2014 çarşamba ;)
  19. İLK emekleyişin:                      20.08.2014 çarşamba ;)
  20. İLK yürüteç:                             12.08.2014  salı ;)
  21. İLK mandalina:                         09.09.2014 salı ;)
  22. İLK diş:                                      23.08.2014 cumartesi ;)
  23. İLK saç toplama:                      23.12.2014 salı ;)   
  24. İLK babayı tel ile arama:          03.02.2015 salı ;)
  25. İLK sevda demek:                    03.02.2015 salı ;)
  26. İLK parka gidiş:                        07.02.2015 cmtesi :)
  27. İLK bamya yemeği :                 25.03.2015 çarşamba ;)
  28. İLK limon :                                05.04.2015  pazar ;)
  29. İLk söylediğin şarkı :               10.05.2015 pazar ;) ( arı vız vız)
  30. İLK gezi ve hızlı tren :              31.07.2015 cuma :) Eskişehir :)
  31. İLK havuza girme:                    04.08.2015 salı :) Aquapark Eskişehir :)
  32. İLK oğuzhan demen:                05.08.2015 çarşamba :)
  33. İLK annem demen:                   02.11.2015 pazar :)  22 aylıkken :)


25.12.2013 çarşamba - İsmin koyuldu ;)
26.12.2013 perşembe - Kimliğin çıktı ;)


Cuma, Ağustos 01, 2014

Adınla Yaşa Prenses :)




Daha evli bile değilken bu şiiri okuyup çok beğenmiştim, sonra çıktısını alıp yeğenim için annesine vermiştim onun adı da Elif :) Hamileyken o kadar çok isim düşündük ki; Begüm, Nehir, Nilda, Mira, Beril vs. ama sonuç olarak Elif Mina oldu ismin :) Elif'i baban çok sevdiği için istedi Mina' yı da ben çok beğeniyordum.. Kulağa çok hoş geliyor, hem anlamı da çok güzel.. Sana hep Elif Mina diye seslendik sanki tek bir isimmiş gibi, şimdilerde adını biliyor seslendiğimiz yöne bakıyorsun nasıl mutlu oluyoruz.. Elif gibi dimdik dur hayattaki tüm zorluklara karşı, eğilme Yaradandan başka kimsenin önünde.. Canım kızım can kızım sen çok yaşa, adınla yaşa! :)




Elif olmak zordur..
Çünkü elif olmak ;
Yuvarlak bir dünyada dik durmanın , Dik ve önde ,
Belki acıyla Ama , vazgeçmeden durmanın ,
Dünya ne kadar dönerse dönsün
Olduğu yerde kalmanın adıdır elif olmak...
Kaç silah varsa elife çevrilir !
Elif hep olduğu yerdedir..
Silahlar patladığında ilk vurulan eliftir !
Zordur elif olmak..
Elif olmak hep vurulmaktır !
Elif olmak yalnızca elif olmaktır...
Ne B , ne T , ne S..
Elif ,
Yalnızca elif...
Elif demeden hiçbir şey denilemez...
Ben elif dedim ,
Artık her şeyi söyleyebilirim..

Mevlana İdris Zengin..


Çarşamba, Temmuz 23, 2014

Minik Mina 7 aylık! :)

Güzeller güzeli kızım ne çabuk büyüyorsun sen! Her gün başka tepkiler, başka sesler çıkarıyorsun, artık yerinde durmuyorsun yuvarlanarak koltuk altlarına girmeye bayılıyorsun ama geri çıkamayınca hııı-hııı  diye sesleniyorsun :)) Son bir kaç gündür de elinden birşey aldığım zaman sinirlenip bağırıyorsun =) Her tepkin, her anın öyle güzel ki izlemeye doyamıyorum...
İyiki doğmuşsun minik bebeğim, hayatımıza çok farklı lezzetler, karmaşık duygular kattın ve senden önce onca zaman ne yapmışız diye sorgulattın..  Sen gelmeden önce sabrı, uykusuzluğu, endişeyi hiç bilmiyormuşuz meğer,  ama sonsuz evlat sevgisini, şevkati, insanın içini kıpır kıpır eden yakıp kavuran o büyülü sevgiyi de bilmiyormuşuz.. Senin gelişinle yaşattığın kadar anlamlı değilmiş heyecanlı sandığımız o duygular.. Adanmışlığı sen öğrettin bize, aile kavramının içini doldurdu valığın, sen gelince tamamlandık.. iyiki geldin, bir kez daha hoşgeldin prensesim.. Rabbime layık kul, efendimize layık ümmet, ailene layık evlat, aramıza ve vatanımıza layık vatandaş ol inşallah! Ömrün uzun, ömrün güzel, huzurlu ve sağlıklı geçsin.. Nice ayların, yılların olsun meleğim benim bugün tam 7 aylık oldun, bu zaman gerçekten zalim :) 

Seni seviyorum annecim..




Salı, Temmuz 22, 2014

Parmak Emme

Yarın 7 aylık olacaksın inşallah canım kızım benimmm.. Çok sık olmasa da parmağını emiyorsun, dişlerin kaşındığı için bastırıyor da olabilirsin.. Bazen emerken paş parmağını aradan sıkıştırıp ağzına almaya çalışıyorsun.. Canım kızımm benim, parmak emmek diş yapısını bozuyor diye bilgiler var internette umarım dişlerin çıkarken de emmeye devamm etmezsin...

Parmak Emme Alışkanlığı Diş Yapısını Bozuyor;

Emme esnasında ortaya çıkan basınçlar sonucunda üstteki dişler ileri itilirken, alttaki dişler de geriye itilir.. Bu da alt çenenin geride konumlanmasına yol açar, damak ve diş yapısının dengesini bozar.. Bunun fizyolojik yansıması ise konuşma bozukluğu ve kapanışının estetik açıdan kötü bir sonuçla sonlanmasına neden olur.. Bu açıdan tedavi sürecine pedagog da dahil edilebilir..

Erken çözüm bulunmaz ise, artık daimi dişlerin çıkmaya başladığı 6-7 yaş döneminde, çok daha komplike bir tedavi süreciyle sorunun giderilmesine çalışılacaktır.. Genel bir görüş olarak çocukların 8-9 yaşlarında (parmak emme alışkanlığı olmasa da) çocuk diş hekimi veya ortodontist ile tanışarak iskeletsel veya kapanış bozukluğuna sahip olup olmadığı kontrol edilmelidir.. Böylece çocuklarımızı çene gelişimi tamamlanmadan daha ileri estetik, kapanış ve eklem sorunlarından koruyabiliriz.. Bu nedenle, günümüzde çocukların göz, işitme kontrolleri gibi ağız yapısının iskeletsel kontrolleri ihmal etmemelidir..



Bebeklerde parmak emme nedenleri;

Kimi anneler bebeğin parmağını emmesi karşısında bebeğinin acıkmış olduğunu düşünürler.. Oysa bebeğin parmağını emmesinin açlıkla çok da alakası yoktur.. Bebeklerin parmaklarını emmelerinin en önemeli sebebi bebeklerde emme refleksinin anne karnındayken başlaması ve bebeğin bu alışkanlığı devam ettirmesidir.. Çoğunlukla 3 yaşına kadar devam eden parmak emme bundan kaynaklanır.. Ancak % 25 gibi bir oranda bebeklerin acıkınca parmaklarını ağızlarına gördükleri olabilmektedir..
Bu süre içerisinde bebeğin parmağını emmemesi için yapılan çalışmalar bebek tarafından reddedilir ve emme isteği devam eder.. Bundan sonraki süreçte bebeğin gizli gizli emmeye devam ettiği görülebilir..




Pazartesi, Temmuz 21, 2014

Bebek İçin Egzersiz

Doğduğunda minicik olan bebeğim, şimdilerde büyümeye, başını kaldırmaya, oturmaya, emeklemeye başlıyor sanırım yakın zamanda da yürümeye başlıyacak..Zaman zaman büyüyeceğine bile inanamıyorken bu süreç göz açıp kapayıncaya kadar geçti gitti... İşte bu süreçte ve ileride bebeğimizin sağlıklı bir duruşa ve ruh sağlığına sahip olabilmesinin bir yolu da düzenli yapılan jimnastikten geçiyormuş... Ben genelde baban yanımızda yokken yaptırmayı tercih ediyorum, çünkü korkuyor birşey olacak diye yaptırmıyor doğru düzgün :)

Bebeklik döneminde başlanan jimnastik, hem bedensel hem de zihinsel gelişimi olumlu etkiliyor.. Egzersiz yapan miniklerin, yaşıtlarına göre oturma, kasları, el becerileri daha erken gelişiyor ve bu bebekler güçlü oluyor.. Jimnastik, oturma ve yürüme arasındaki koordinasyonu da sağlıyor.. Oturma, bebeğin ayakta durmasını ve yürümesini hızlandırdığı için, jimnastik yapan bebekler yaşıtlarına göre daha erken yürüyor..Egzersizin sağladığı yararlar bununla sınırlı değil.. Çünkü jimnastik yapan bebeklerde;

Bedensel ve zihinsel gelişim hızlanıyor.. 
Jimnastik sırasında bebeğin eklem ve kasları gelişiyor..
Anne ile bebek arasındaki psikolojik gelişimi olumlu etkiliyor..
Jimnastik, bebeğin cesaretlenmesine ve sosyal gelişiminin ilerlemesine de yardımcı oluyor..
Bebeğin kendine güveni ve becerileri artıyor..
Bebeklik döneminde başlanan egzersizler, kasları güçlendirdiği ve kas gelişimi sağladığı için, çocukluk çağında spora yöneliş ve sporu yaşam biçimi olarak benimseyen bireyler yetişiyor..
Spor ya da egzersiz yapan çocukların okul döneminde kendine güvenleri ve okul başarıları artıyor..
Çocukların vücut yapıları daha sağlam ve şekilli oluyor..Oturma bozukluğu olmuyor.. Önceden güçlenmiş olan kaslar, eklemleri ve kemikleri destekliyor.. Bu çocuklarda skolyoz ve kifoz (omurga şekil bozuklukları) ya da eklem deformiteleri daha az görülüyor..



Jimnastiği banyodan ve uykudan önce yaptırın;

Jimnastik hareketleri için her gün 5-10 dakika zaman ayırmak çok önemli.. Hareketler, günde 4-5 kez yapıldığında yararlı olur.. Bebeği rahatlatmak için banyodan ve uykudan önce yapılan egzersizler, banyodan sonra sağlıklı bir uykuya yardımcı olur.. Jimnastiğin yapıldığı zeminin, banyo havlusu ya da battaniye serilmiş düzgün bir alan olması gerekir.. Jimnastik sırasında bebeğin çıplak olması ya da üzerinde rahatsızlık vermeyecek hafif bir giysi (zıbın vs.) bulunması çok önemli..

Egzersiz programına, bebeği yoracak, vücudun tüm eklem ve kaslarını çalıştıran, ağır ve zor hareketlerle başlanmamalıdır.. Yaklaşık iki hafta hafif hareketlerle devam edilerek, yavaş yavaş kas ve eklemleri çalıştıracak egzersizler yaptırılmalıdır..

Bebeğin avuç içinden ve el bileğinden tutarak, sağ kolu sol tarafa, sol kolu sağ tarafa çaprazlama şekilde germe hareketi yapın. Bebeklerin boyun ve kol kaslarını çalıştırmak için paraşüt refleksi denilen bir hareket var. Her kolu kendi tarafında yana ve yukarı doğru açın, sonra tam tersi istikamette tekrarlayın. Bebekler için ilk 6 ayda en önemli noktalar, ileride ayakta durma, oturma ve başını tutması için kalça eklemlerinin çalıştırılmasıdır. Bunun için bacaklarını karnına doğru bastırarak aşağı doğru tekrar germe hareketi yaptırın. Bu hareket 5-10 kez tekrarlanabilir. Diğer hareket de bacakların aynı anda yapılabildiği gibi tek taraflı olarak birinin karna doğru itilmesi, diğerinin uzatılmasıdır. Bu hareket de günde 4-5 kez yapılabilir.
Genelde düzenli egzersiz yaptırılan bebekler, 6-7. ayda desteksiz oturmaya başlar...



6- 12 ay arası bebeklerin egzersizleri;

0-6 ay dönemde yapılan hareketlerin sayıları artırılabilir.. Gün içinde tekrarları 15'e çıkarılabilir.. 6. ve 7. aydan sonra bebeklerin eklemlerindeki esneklik azaldığı için zorlayıcı hareketlerden kaçınmak gerekir.. Kollarından biraz zorlayarak tutup kaldırılmaya çalışılan bir çocukta koldan 'tık' diye bir ses gelir.. Bebekte şiddetli ağrı olur, kolunu hiç hareket ettiremez, bu tablo, radius kemiğinin baş kısmının eklem yerinden çıkmasıdır.. Ancak ufak bir manevra ile uzman doktor tarafından yerine yerleştirilebilir.. Başlangıç düzeyinde koltuk altlarından tutulmak şartı ile 6 ay sonrası baş parmakla bebeğin avucunun içine el konularak bileği kavranır.. Bebek, öne arkaya ve sağa sola doğru sallanır. Bu hareket bebeğe düzgün bir vücut yapısı sağlayacaktır..

1 yaş ve sonrası çocuklarda yapılacak egzersizler;

1 yaşından sonra çocuklar yürümeye başladığı için bu, onlar için önemli bir egzersizdir.. Yine de bu dönemde belli kas gruplarını çalıştırmak için oyuncaklardan yararlanılabilir.. Çocuk sırt üstü yatırılır ve ayak bileğinden tutularak boşlukta kalana kadar yavaş yavaş yukarı doğru kaldırılır.. Kısa bir süre asılı kaldıktan sonra çocuk yerine bırakılır ve tekrarlanır.. Tüm bu hareketler yumuşak bir zemin üzerinde gerçekleştirilir..

Çocuğu elleri üzerinde yüzükoyun yatırıp elleri yerde olmak üzere dizleri ve baldırlarından tutarak kaldırın, elleri üzerinde yürümeye teşvik edin.. Bu hareketler kısa mesafeye oyuncaklar koyarak da tekrarlanabilir..


Burada da bebeğin ay ay gelişim çizelgesi tablosu var.. Bebeklerin hangi ay da neleri yapabildiği çok güzel anlatılmış, göz atmak gerek ;)


Anne Oldum! :)


Bu yazıyı yıllar önce, lisedeyken okumuştum ilk.. O zaman bile  çok etkilemişti beni, sonra geçenlerde bu fotoğrafla beraber nette takıldı gözüme, ne çok şey anlatıyordu her satırı.. Ne zaman anneliği sorgulasam her anneden aynı cevabı alırdım; 'anne olunca anlarsın!' klişe ama çok doğru.. Şimdi tam anneliğin orta yerindeyim, anne oldum ve anlıyorum; anneliğin değerini, annemin kıymetini, evlat aşkının ne eşsiz olduğunu, gözünün içine tüm masumiyeti ile baktığında erimenin ne demek olduğunu, hayattaki en büyük kazancın bebek sahibi olmak olduğunu, koşulsuz sevebilmeyi... daha neler sıralarım bu konu da bi bilsen annecim... Senin sayende, teşekkür ederim bana anneliği tattırdığın için mucizem benim...


Ben anne olmasaydım eğer...

Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim..
Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım..
O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim..
Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç..
Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim..
Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım..
Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım..
Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim..
Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti..
Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim..
Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik..
Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım..
Telaşsız sevişmenin hayalini kuramayacaktım..Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım..
Annesinden zorla ayırdılar diye "Uçan Fil Dumbo!" çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım..
Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi..
Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım..
Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım..
38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı..
Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım..
Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim..
Sen olmasaydın eğer ben asla "anne" olmayacaktım..
Bir çocuk doğduğu an da , bir anne doğarmış bunu asla öğrenemeyecektim..






Pazar, Temmuz 20, 2014

Kıymetlime, kıymetli tarhana :)










7. ay itibari ile başlanan bir çorba tarhana.. 23 temmuzda sende 7 aylık oluyorsun 
inşallah meleğim.. Anneannemiz taze bahçe domatesleri ile yapsın tarhanamızı hemen başlayacağım vermeye, umarım severek içersin.. Sana yedirdiğim herşeyin organik olmasına özen gösteriyorum, diğer  türlü vicdan yapıyorum, kıyamıyorum.. 

O kadar savunmasızsın ki annem canın yanacak diye çok korkuyorum, o yüzden en iyi şekilde beslen güçlü-kuvvetli, sağlıklı ol istiyorum.. Dudağını büzmen bile içimi kavurmana yetiyor.. İllaki hoplayıp zıplayıp düşeceksin, koşarken kolunu-bacağını çarpıp kanatacaksın belki ama kıyamıyorum ben sana.. Sonra düşünüp 'beterinden esirge Ya Rab!' diyorum sessizce.. Çünkü insanlar ne acılar yaşıyor, tarifi mümkün olmayan şeylerle sınanıyor annem.. Rabbim dermansız dert vermesin, sağlıkla sınamasın bizleri.. Geri kalan herşeye bir çözüm bulunur.. 
Zenginlik; evler, arabalar, katlar yatlarmış !
Gerçek zenginlik; Sağlıklı bebeğini kucağına alıp sarılmakmış bence..  Anne olmadan önce sorsalar önce huzur derdim ama arkasına birkaç şey sıralardım, ama şimdi bambaşka hissettiklerim..Çünkü bebeğin insana verdiği o huzur başka hiç birşeyde yok.. Hastaneden çıkıp evimize geldiğimiz ilk gün sen kucağımdayken 'bu benim mi Allah'ım, sen bana nasıl birşey verdin' diye ağlamıştım hüngür hüngür.. Odaya gelip beni gören baban da nasıl korkmuştu birşey oldu diye :) Ömrün uzun, ömrün güzel olsun bebeğim..

Seni seviyorum annecim..

 (Tarhanadan başladık nerelere geldik :)