Salı, Nisan 26, 2016

Çocuklar Ağlamasa :(

Sol alt azi dişinin patlamasiyla birleşen grip, burun tikanikliği, kulak iltihabi ve öksürük maalesef antibiyotik kullanmamiza sebep oldu.. Yaklaşik 8 gün sürdü burun tikanikliği, uyurken ve yemek yerken çok zorladi seni.. Doktor ağzina, kulağina bakarken, stetoskopla göğsünü dinlerken çok ağladin.. Sen ağladikça benim canim yandi...

Sonra eve geçince doktorun ağzina ve kulağina baktiğini, bu yüzden korkup ağladiğini anlattin hararetli bir şekilde.. Ben yanindayim korkma dedim, hasta olduğun için bakmasi gerektiğini anlattim.. Sonra tekrar başa sardik, tekrar anlattim.. Bir kaç dakikalik bir işlemin seni nasil da korkuttuğunu düşünürken geçenlerde izlediğim bir video geldi aklima, yutkundum..

Mersin'de 2.5 yaşinda bir kiz çocuğu dayak yiyor öz annesi denilen yaratiktan! Çocuk bağira bağira ağlarken bu cani basiyor tokati, yere düşünce de ayağiyla üstüne basiyor.. Bütün bunlar yetmez gibi 'nankör bu nankör' diye bağirip beddualar savuruyor! A embesil o yaşta bir çocuk nankörlüğü ne bilsin! Böyle canilerin nefes aldiğini bilmek insani yoruyor gerçektende.. Çocuk; dağitir, döker, altinida üstünüde pisletir.. Evet zaman zaman sabrini zorlar ama hiçbiri ona vurmana sebep olamaz, annesi bile olsan! Ben izlerken ağladim, senin elin nasil kalkti, ciğerin nasil yanmadi??
Sen Allah'a havalesin de ben o yavruya acirim.. 1-0 yenik başliyor hayata.. Umarim atlatamayacaği yaralar almamiştir..

Cumartesi, Nisan 23, 2016

23 Nisan!



23 Nisan bugün, çocuk bayramı.. Ve sen bugün 28 aylık oldun meleğim..

Bizim zamanımız da ne de güzel kutlamalar yapılırdı..

6. Sinif öğrencisiyken bandoya katilmiştim, Allah'im nasil da gururla vururduk, ses çinladikça bi havalara girerdik.. 23 Nisan gelmeden çalişmalara başlar, inletirdik saği solu.. Gün gelip çattiğinda da kuşanirdik bir güzel kutlama alanina giderdik çalarak ve ayaklarimizi vurarak.. Mahalle aralarindan geçerken insanlar yol kenarinda bekler alkiş tutar, bayrak sallardi..  O gururlu bakışlar üzerimizdeyken bizden mutlusu yoktu.. Hatta  yağan yağmura, özenle hazırlanan saçlarımızın bozulmasına, ayakkabımızın çamur olmasına bile aldırış etmezdik.. Kutlama bitip de eve geldiğimizde sırayla tv.ye koyulan çocuk filmlerini seyrederdik.. O gün bizim günümüzdü!

Çoook uzun zamandir duyamiyorum bando seslerini.. Ülkemde aci çok ama elbet acilar son bulacak ve gelecektir yine çocuklara armağan edilen günlerin güçlü ayak sesleri.. Bayramlarin bayram gibi kutlandiği, çocuklarin çocuk gibi yaşadiği güzel yarinlara inşallah.. 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramimiz Kutlu Olsun!

Seni Seviyorum annecim...



Pazartesi, Nisan 18, 2016

Kimyasal Doldu Taştı İçimiz!

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada çocuk şuruplarında alkol kullanıldığına dair bi habere denk geldim üstelik o şuruplardan birtanesini (Peditus) kızım için kullanmıştık boğazı kızardığında.. 

İçim cız etti..

Yorumlarda içinde alkol olmayan ağrı kesici yoktur mümkünse kullanmayın yazanlar vardı..  İyi hoş da güzel kardeşim tüm doğal yollara rağmen ateşi düşmüyorsa bu çocuğun ve ateş tehlikeli hastalıklara gebeyse ne yapmak gerek onu da bi yazsaydın sana zahmet..

Bir başkası, 'olur mu öyle şey doktorlar içinde alkol olan ilacı niye yazsın, ilaç firmaları birbirini karalamak için böyle haberler çıkarıyor' demiş.. Gittim baktım ilacın üstüne ama gerçekten varmış..

Bu minicik yavrulara yazık değil mi peki, ya daha sonra bir yan etkisini gösterip zarar verirse ? Güvenecek insanoğlu kaldı mı dünyada gerçekten ?

Hadi şimdi milyon tane soru kur kafanda, ve hepsi cevapsız kalsın..









Salı, Nisan 12, 2016

Çocuk Susar Sen Susma!



Kesinlikle Türkçe olarak uyarlanmalı ve kamu spotu olarak yayınlanmalı bu video.. Animasyon şeklinde olması miniklerin dikkatini çekecek ve seyrederken bilinçleneceklerdir mutlaka..

Çocuklara nasıl daha güzel bir Dünya bırakabiliriz diye düşünmemiz gerekirken uğraştığımız şeylere bak!

Çocuk istismarı yapanlar, nasıl kaldırıyor mideniz, nasıl bu kadar ayaklar altına düşebiliyorsunuz?? Aklım almıyor..

Duyuyoruz sosyal medyada, yok artık o kadar da değildir medyanın abartmasıdır dediğimiz ne çok haber var maalesef ve keşke medyanın abartması olsa ve o küçücük bedenlere uzanan eller taş kesilse...

Elimizden geldiğince anlatmalıyız onlara doğruyu yanlışı, bi doktorun bile sadece bizim gözetimimizde ona dokunabileceğini..

Onların anlattığı şeyleri bazen önemsemeyen, geçiştiren, şimdi işim var sonra anlat diyen ya da ufak bir hata yaptığında kükreyip çocuğu fazlası ile korkutan ebeveynler var işte bundan sebeptir ki çocuk büyüdükçe içine kapanır ve ailesine bir şey anlatmaz olur.. Dikkat edelim, bu tür davranışlardan kaçınalım ve görseldekileri onlara öğretelim..





Allah bütün küçük yavruları öyle kalbi katran karası olmuş pisliklerden korusun inşallah.. Yar ve yardımcıları olsun her daim..


Cuma, Nisan 08, 2016

Herşey Nasip...



Ben bu bloğu açarken ilerde seninle okuyabilmeyi hayal ederek açtim.. Ama nasip olur mu, Allah o kadar ömür biçti mi bilmem annecim.. 

İnsan korkuyor ister istemez ya erken veda etmek zorunda kalırsam diye.. Okula başladiğinda yaşayacağin heyecani, okuma yazma öğrendiğin zamanlari, genç kizliğa attiğin adimlari, belki aşik oluşunu ve babanın nasıl deli olduğunu, :) mezuniyetlerini, meslek sahibi olduğunu, evliliğini, anne olduğunu daha neleri görmeyi hayal ediyorum bir bilsen.. Mesela sen büyümüşsün, lisedesin şöyle denize nazır bir yerde oturup kızkıza çay içip sohbet ederiz, ilk kalp çarpıntın dökülür belki o an da dudaklarından, ve sonra ben başlarım nasihatlarıma :) Basit ama seninle gerçekleşebilecek en güzel hayallerden birisi..

Bütün bunların yanında daha sana öğretmek istediğim ne kadar çok şey var aslında, sevdiğim kitapları seninle paylaşmak, yararlı olacağını düşündüğüm tecrübelerim, keşfedilecek en güzel yerler, vizyona girmesini sabırsızlıkla bekleyeceğimiz filmler, zamanı geldiğinde ya da gelmeden sana anlatacağım ne çok şey var kafamda.. 

Tam da burada dön ve bunu tekrar oku olur mu çünkü sana anlatmak istediğim çok şey var orada..

Sen ben ve baban öyle güzeliz ki..
İnşallah Allah nasip eder bizlere o günleri görmeyi..

Bu arada bunları yazarken çok sevdiğim bir şarkıyı dinliyordum belki ilerde sende dinlemek istersin okurken ;) ( Senin zamanının modasına uymaz ama güzeldir güzel ;)

Hüsnü Arkan & Birsen Tezer - Hoşgeldin
https://www.youtube.com/watch?v=nZ7rbhJP3DA

Seni Seviyorumm annecim..

Salı, Nisan 05, 2016

Gecikmeli Gelen 2 Yaş Aşısı :)


Bugün 2 yaş aşın ( hepatit A ) yapıldı, evet evet yanlış okumuyorsun 27 aylıksın ve bugün yapıldı 2 yaş aşın.. Sağlık Bakanlığında sıkıntı varmış, aşı gönderimi yapılmıyormuş, Türkiye genelinde böyleymiş denildi.. Her ay aradım ama sırada olduğumu, haber verileceğini söylediler.. Durmadım araştırdım, internet üzerinden annelerin konuşmalarına şahit oldum ki, gerçekten Türkiye genelinde öyleydi.. Sonra eczanelerde aradım ücret karşılığı alıp yaptırabilmek için ama baktıklarım arasında bulamadım maalesef.. Onlarda aynı sebepleri sıralayınca inandım artık :)

Öğlene doğru önce parka gittik biraz, hava da güzeldi bi güzel oynayıp, eğlendin.. 13:30 gibi de aşını yaptırmaya gittik.. Sol kolundan yapıldı, biraz ağladın haliyle ama öncekiler gibi çok sürmedi, çabuk toparladın.. Bir sonraki aşı ana sınıfına başladığında yapılacakmış.. Şükür uzunca bir süre rahatız :) Ateş yapmaz, yaparsa verirsin ateş düşürücü dedi ve çok şükür saat şu an; 23:16 çıkmadı ateşin.. İnşallah gece de çıkmaz ve bu şekilde atlatmış oluruz.. 

Seni seviyorum annecim..

Pazartesi, Nisan 04, 2016

Oyuncu Minnak :)

Bebekliğinden beri hep oyunlar oynarız seninle :) Kısa ve detaysız olan oyunlar sen büyüdükçe şekillendi tabii.. Sürelerini hep kısa tuttum oyun oynamaktan sıkılma diye.. Zaten keyif aldığın oyunları tekrar tekrar oynamak istedin.. Şimdiye kadar niye eklememişim ki buraya, anisi olur ne güzel :) 

Oyun hamurları ile şekiller çıkartıyoruz böylece şekillerin görsel hali ve isimleri daha çok yer ediyor kafanda..

Mesela internette bulduğum bu oyunu defalarca oynadık; cam ve geniş bir borcamın içine doldurduğum suya, su balonlarını minik minik şişirip, ağız göz yapıp attım içine.. Burda hem renkleri keşfetmeye başladın hem de suyla oynarken hiç sıkılmadın.. Şıp şıp her yer ıslandı ama kahkahalarına değdi.. Suyla oynamayı sevmeyen çocuk var mıdır acaba ;)



Oyunlar kurarken internet kurtarıcım oldu hep, fazlasıyla çeşitler var, oyun oynamayı seven ne çok anne var, içindeki çocuğu ölmeyen anneler..

Boyama yapmayı da seviyorsun şükür.. Sana farklı farklı nesneler çiziyorum isimlerini söyleyip içini boyar mısın dediğimde bulup boyuyorsun.. Elini kağıda çizip parmaklarını boyuyoruz, parka çıktığımızda topladığımız yaprakları boyuyoruz..




Hafıza oyunumuz da çok sevdiklerin arasında..




Lego puzzle oyununu beraber yaptık, boyama olduğu için.. Pastel boya kullandık kolay boya diye ama çok kullanışlı olmadı, boya dağıldı biraz.. Bir sonra ki seferde daha büyüğünü yapıp keçeli ya da mum boya ile boyamak lazım ;)




Seni seviyorum annecim..




Cumartesi, Nisan 02, 2016

Biiissleettt :)



Bilinçli olarak İLK istediğin şey bisiklet oldu ;)

Niloya da ve parkta gördüğünde 'biissleett baak' diyordun her seferinde.. 27. ay bisiklet için erken miydi emin olamadan deden alıp gelmiş :)  (29.03.2016)

Başlangıçta önünde ki ayıcık kafasından korktun ama, sonra cicik yaptıkça, öptükçe alıştın ve üstünden inmez oldun.. Parkta, terasta binmeyi çok sevdin..

Arkasından itmeli olması avantajdı çünkü hem ayakların pedala yetişmiyordu hemde bebek arabası gibi kullanımı çok kolaydı.. Zaten daha sonra çıkabilecek aparatlar olduğundan, kendin sürmek istediğinde sorun olmayacak..

Ben çok düşerdim bisikletten dizlerim kanar yara bere olurdu hep, abimin önüne bindiğimde ayağım jantların arasına sıkışmış canım çok yanmıştı.. Hala hatırlarım nasıl gözyaşı döktüğümü :) Ama ona rağmen binmekten vazgeçmemiştim.. Ve ne büyük tesadüf ki aynı yaşlarda babanın ayağı da o şekilde jant arasında kalmış :) Umarım senin başına öyle birşey gelmez prenses..

Tarihe not olsun bu da burada dursun :)

Seni seviyorum annecim..


Cuma, Nisan 01, 2016

Anneler Lütfen :)



Özellikle 2 yaştan sonra meraklari arttigi için öğrenmeye daha meyilli minikler ama kavramasinin zor olmadiği şeyler öğretilmeli bence..  Fazla bilgi yükleyerek çocugu zorlamaktan, biktirmaktan ileri gitmeyen anneler var, 'ayy seninki daha sayamiyor mu, benimki alfabeyi öğrendi nerdeyse' ?? Aman ne güzel, eee bu cocuk okul öncesi eğitime başladiginda ne ögrenecek, ya da öğrenmek isteyecek mi? Her çocuk farklıdır, hepsi herşeyi aynı dönemde öğrenecek diye bir kaide yoktur..

Mesela çok karşilaştiği şekil isimlerini ya da belli renkleri öğrenmesi yeterli aslinda fazlasini minicik beyine yüklemeye çalişmak ne kadar dogru olabilir ki? Her öğrenimin dönemi var, zamanı geldiğinde hepsini öğrenmiş olacaktır zaten.. Bütün oyunlari etkinliğe dönüştürürsek oyun oynamak istemeyecek, ve görselde dediği gibi okul hayati başladiğinda bizsiz kendini yetersiz hissedecek..

Severek okuduğum Uçurtma Avcısı'nın bir bölümünde 'Çocuklar boyama kitabı değildir, onları en sevdiğin renklere boyayamazsın' diye bir dize geçiyordu.. Ne kadar da doğru anlayana.. Lütfen çocuğu üzerinden kendi egosununu tatmin etmek isteyen ben-merkezcilerden olmayalım..

Seni seviyorum annecim ;)